nane likörü

Bilgisarayı kamerasından kendi fotoğrafını çekip de sanki kendisi çekmiyormuş gibi uzaklara uzaklara bakan adam ve kadın kişiler. Ne acayipsiniz ya.

Eskiden fotoğraflarda gülünmezmiş. Gülümsenmezmiş daha doğrusu. Hey gidinin eskileri, bir bakıyoruz fotoğraflara, herkes biyometrik, herkes Berlin duvarı. O durumdan, şimdiki afedersiniz yavşaklığa nasıl geçildi, hiç anlayamıyorum. Cıvık müdürüm afedersin. Yine de fotoğraf çekinirken gülen insanız, fazla sallamayalım şimdi.

Arkadaşıma doğum günü için birkaç hediye aldım. Hevesle açtı ve "bundan bende vardı ya neyse olsun" diye geveledi. Böyle hiç yüzü falan da kızarmadı, pişkin pişkin söyledi. AYIP AYIP! Varsa da söylenmez, ne beni rencide ediyorsun orada. Alıp kafanda parçalardım da doğmuşun o kadar, benim asabımı bozma. Zaten yükümlülüklerini yerine getirmeyen de bir insan kendisi. Muhteviyatı yüzde doksandokuz maneviyat olan sürprizlerden bir daha ___ görürsün sen. ___. Üç harf, jokersiz.

Geçen yazılardan birinde, bir soğandan bahsettim. Grip çekiyor soğan. Annemin bi' bitirme tezi bu. Mikrobu sünger gibi çekiyor, sen de grip olmuyorsun. Böyle bişey. Neyse bugün çıtır çıtır ses geliyor odada bir yerden. Nasıl tedirgin olduğumu ben sana kelimelerle ifade edemem. Aklım çıktı, odaya bişey girmiş dedim ya. Hayır evde de kedi var. Ama işte ondan da bahsetmiştim o yazıda. O da kedi gibi değil. Kuş, fare falansa eğer umrunda olmaz yani. İçgüdüsüz yaptırdık sanayide. Neyse, aradım taradım. Bi' baktım, soğanmış. Sen kabukları, dış çeperi çatla bunun, çakal gibi de filizlen. Oradan böyle yukarı doğru uza git. Şu an resmen grip çiçeğim var evde. Ve takriben bir senenin falan grip mikrobu var içinde. Uyuz olduğunuz biri varsa, yirmi kağıda okuturuz. İçime bir Çıkrıkçılar Yokuşu esnafının kaçtığını görür gibisiniz değil mi?

Hastalıktan korunmasını bilen, onu başkalarına gizlice aşılamasını herkesten iyi bilmez mi?

Sokrates

Doktorlara söz hakkı doğdu, hattımızda Kutsi var. İşin komik tarafı, bizim aile hekimimizin adı da Kutsi. Aman diyorum Ebru, tut şu çeneni. Tut şaka yapma. Adam işin kurdu olum, verir mikrobu virüsü gizliden, Allahını şaşırtır adama valla.

Ben bazen odamı toplarken çok utanıyorum ya. Yani olmadık şeylerin olmayacak yerlerden çıkması. Benim mi Allah'ım bu çirkin oda diyecek oluyorum. Iyy ne biçim yığmışım yine o koltuğun üzerineee. Bi'gün o yığıntının kıpırdadığını gördüm de aklımı oynattım o saniyede, aha dedim, üç beş harfli artık ne geldiyse bişey musallat oldu. Sonra bi burun çıktı içinden. Hardalmış lan. Hayvan içine sığınmış o elbiselerin. Bayaa sığınak yapmışım bilmeden, çantadan kapısı, kapşonludan oturma salonu var içinde.

Gardrobun üzerinde de türünün tek ördeği bir organizma yetiştiriyorum. Tozdan yaptım.

Bugün bir arkadaşıma frikikin Free Kick'ten ofsaytın Off Side'dan ve nakavtın da Knock Out'tan türediğini öğrettim. Beni yaşam koçu ilan etti. Yarınki dersimize kelime arıyorum.

Bu hafta sabahlara dek kütüphanelemek farz olduğundan, cebimdeki son kırıntıları da buraya dökeyim dedim. Görüşemezsek çok selamlar dayıngillere. Şunu da yolluk yapın yanınıza. Bilmiyor muyum ben sizi, hepinizin son teknoloji empiüçünüz neyiniz var. Denyoluk yapmayın, kimsede yokken bende discman vardı. Dağılın şimdi. HAVALARA BAK YA!

My Father's Son by Joe Cocker on Grooveshark


Bu böyle gece dinlemelik. Uzun yol şarkısı.




Bu da böyle delirelim, çıldıralım deyi.

Hadi gadalarını aldıklarım. O da neyse artık.

3 yorum

Daçe dedi ki...

kelime lazımsa: ekose fransızca ecousse (sanırım) kareli falan değil iskoç demek. ayrıca dejavu'daki deja "çoktan", vu da "görülmüş" anlamında fransızca iki söz. madam'daki yani esasında madamme'daki ma benim, damme kadın anlamına gelmekte. mösyö'ye ise hiç girmiyorum, monsieour gibi bi yazılışı var, türkçeye çevirince "sör'üm" oluyor. şimdilik bunlarla idare edicen gari.
ha istiyosan çeyrek'in farsçada çahır ve yek'ten geldiğini, çarmıhın da çahır ve mıh'tan geldiğini söyleyip kafaları dağıtabilirim.

o zaman iyakşamlar.

Kısaca Fd dedi ki...

gadanbağagele. :) bi malatya sözüdür. Gada; günah, dert.

Ebru milleti kandırma bak :) biliyorum seni. Evi nasıl çekip çevirdiğini. Maharetlerini. :) ama reklam yapmamanı destekliyorum o ayrı. :)

bu arada eskiler daha mutluymuş ama daha az gülermiş. Kötü malın reklamı yapılır hesabı bugün biz çok gülüyoruz. Mutluyuz gibi yapıyoruz.

ebruhu. dedi ki...

Daçe dı kayıp konşu, Odtü Filoloji'den bildirdi. Ufkum genişledi ha bir anda, Trivial Pursuit oynamış gibi oldum. İygünner.

Fatih, gadanın esas anlamını öğrendim nihayet, sağolasın!
Reklamın da tabiatına karşı olduğumdan ötürü. (:

Reklam kelimesinereden çıktı lan acaba? Reclaim falan mı ki.