alacakaranlık kuşağı.

Ne konuştunuz denildiği zaman "havadan sudan" denir ya, son günlerde kelimenin gerçek anlamıyla sadece havadan konuştuğumuzu farkettim. Neden acaba? Gece serin oluyo diyen dinleyicilerimiz için gelsin. Burda gece 30 derece. Çıldırdık. Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin su faturası, elektrik faturası çok gelsin diye kurdukları bi komplo bu bence. Hmm.


İsmini okuduklarım teneffüste müdür beyin odasına gitsin.

  • "2 saat ders yapıp 5 dakika ara veren yaz okulu hocası. Sonra bi 2 daha. Sonra bi ölmeler bişeyler."

  • "Yazın sıcağında hava yapıcam diye siyah bereyle gelen çok rakçı çocuk. Beyin bedava. Kaynamış."

  • "Soğuk vurur oğluum" diyip otobüsün klimasını kapattıran teyze. Lan gelmişiz kaçıncı yüzyıla, klimalı otobüse denk gelmişiz, hala diyo ki klimayı kapat diyo arkadan.

  • "Otobüste dolmuşta camın önüne bilerek ve isteyerek oturup onu "çaaat" diye kapatan yaşlı bünye. Hürmet de bi yere kadar ama. Boynu tutuluyomuş. Tek hayat gayesi toplu taşıma araçlarında camları kapattırmak."

  • "Bilmem kaç yüz derece olmuş kalabalıktan, nefesten, hala "arkadaşlar son bi adım daha, hadi, bi g.tlük yer açın hocam." diyerek dolmuşun kapısına tecavüz eden adam. YABİGİT! Sonrakine bin! Hastalıklı! İçerde salatalık turşusu olmuşuz, hala diretiyo bi de. Pis."

  • "Para üstü 50 kr altında olunca verilmediğini düşünen zengin büfecisi. Paranın üstüne sakız şeker alıver diyen çakal bakkal. Eldivenli eliyle torbayı tutup eldivensiz eliyle ekmeği elleyen dengesiz fırıncı. 10 kuruş eksik çıkınca "tamam önemli değil." yerine "sonra getirirsiniz" diyen samimiyetsiz esnaf."

  • "Kumuna tükürdüğümün kedisi."

  • "Alt kat komşusunun torunu. Nam-ı diğer veledizina. Tövbe tövbe."

Evet, doğruca müdür beyin odasına. Gömleğini sok içine! Saça bak saça!...

Çıldırdım ben. Can sıkıntısı ve sıcak birleşince, ne yapsam ne yapsam dedim ve gecenin 2 buçuğunda kalktım zeytinyağlı yaprak dolması sardım. Ben evet. Maharet işte. Normal insan işi mi şu saatte. Eğer bi kadın bu saatte yaprak sarıyosa biliniz ki ya yarına misafiri vardır, ya da aşeriyordur. Ama benim durumum biraz mental. Biraz. Bulaşık falan yıkadım bir sürü de, annem gürültüye uyanıp, anlam veremeden kaçtı. "dolma yin mi?"

Let the game begin then. Daemon tools kullandıranlar utansın. Bu da Gökçek'in bi komplosu bencö.

sitemik.

"Dahilik %1 ilham,%99 çalışmanın eseridir."-Edison (Harper's Monthly, Eylül 1932)

"Zeki ama çalışmıyor, çalışsa yapar." -Random anne (Mutfak, Final haftası)

  • Geçen gün otobüste bi' arkadaşımla karşılaştım; sadece otobüste, orda burda karşılaşarak görüşebildiğim bi arkadaşımla. Hani her karşılaşmada "bi ara görüşelim ya!" sözlerinin havada uçuştuğu arkadaşlardan. Evet onlar bi' kategori. Onlar da öyle, hiç beklenmeyen anlarda pop-up pencere gibi dahil oluveriyolar 3-5 dakikalığına. Evet, işte artık karşılaştığımıza çok şaşırmadığımızı da belli eden surat ifadelerimizle, oturduk, uzun bi yol neler konuşacağımızı düşünmeye başladık. Kaydadeğer bişeyler olsa iyi olurdu, nitekim ikimiz de düğüm düğüm olmuş kulaklıklarımızı takmış, yolculuğa hazırlanmıştık. Neyse işte bu bi heyecanla döndü, kıpırdandı bi sırıttı, "Valla" dedi "Celtics'de Lakers'a ne yenildi" dedi, "Lakers yeaaa, belliydi zaten" dedi, "Kobe adamım yaa" falan dedi. Böyle maçı izlemiş de değerlendirmiş insan havasında değil de Ömer Üründül havasında bıdı bıdı yorumlar yaptı, bloklar arası bağlantıdan bahsetti falan ama ben fenalaşmışım o sıra. Sırf da ben bozulayım diye böyle aşağılanayım diye devam etti. "Celtics de takım mı be" dedi ve ekledi "ehhhehhe" Gerizekalı! Aman ne üzüldüm. Bak şimdi, sen diyene kadar ben de Boston'ı bibok sanmışım be. Hayır konu hakkında hiç bi bilgisi yok, gelmiş hem yenentakımıtutarımcılık yapıyo, bi de üstüne Celtics gibi şampiyonluk rekorunu elinde tutan, tecrübeli bi takımı yerdenyere vuruyo. Bunu da hiçbir şey takip etmeden, sadece ekşisözlükten okuduklarıyla yapıyo. Utanmıyo da bir de. "Yaa öyle oldu" diyorum ayıp olmasın diye. Gidip de "Arjantinden bi cacık olmaz, Messi de futbolcu mu be" "Nası ko'du Almanya?!" demiyorum. Demem de. Özel bi profesyonellik gerektirmese de bi konuda konuşacaksan iki dirhem bilgin olsun. Bi' laf ediyorsan mantık çerçevesinde derinliğini gösterebilmelisin. "İspanya da takım mı be" diyosan 1-takım nedir, özellikleri nelerdir örnek vererek açıklayınız. Ortaokulda Kobe'nin zoom air'larını giydiğin için onu kral yapmamalısın belki de. Ya da bence bi daha karşılaşmasak. Pis. Viva Espana! Kabız ya.

Linki görmek için lütfen üye olunuz. Olur. Allah da cezanızı versin. (Link kırık kardeş.)

  • Bu dillere pelesenk olmuş muhabbetlerden siz de sıkılmadınız mı artık? Bilmem ne ne arar la bilmem nerde varyasyonlarından? Bütüüün zamanını "artiz ne arar la bazarda" geyiğinin alternatiflerini bulup ona buna anlatırken deliler gibi gülmeye harcayan insanlardan? Yetmedi mi ya, güldük bitti ama tadını kaçırdınız iyice. Ya da apaçi geyikleri. Her güne bir zort saçmalıkları. Ya da inci sözlük replikleri. İki kitap okuyun da sınırlı sayıda kelime dağarcığınızı geliştirin artık. "Yaralı stayla ne arar la internette, adam haklı beyler, +1, özet geç piç, apaçiii!" Kurabildiği tek cümle bu mesela. İnternetin deforme ettiği düzgün yazım da cabası. Bokunu çıkarmasalar iyiydi aslında.

  • "Hiç arayıp sormuyosun" derken kendiyle müthiş gurur duyan bi arkadaş, hiç arayıp sormuyorsa, e orda bi sorun var demek ki. "Sesini unuttum yani." Aramadığındandır belki? Belki de sadece Gnctrkcll şifresi istemek için mesaj attığındandır. Bi de bunun diğer versiyonu var isterseniz depodan bi bakayım. "Ya telefonun rehberi şey oldu da, bütün numaralar gidince öyle şey oldu işte, versene numaranı yeaa." Al.


Anangil nabıyo? İyi, selam söyle. Hati!